Açık Kalp Ameliyatı Riskleri Nelerdir? Öncesi ve Sonrasında Ne Yapılmalıdır?

Ameliyat öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayırmanın mümkün olduğu riskler, diyabet ve tansiyon gibi, genellikle hastanın bünyesinde barındırdığı çeşitli hastalıkların etkisinde ortaya çıkar.

Kalp Ameliyatı

Vücut sistemlerini bütünüyle etkileyen ve genel işleyişi bozan kalp hastalıklarında en önemli tedavi seçeneği olan kalp ameliyatı, gelişekn teknolojinin bir getirisi olarak daha düşük risk düzeyi, ameliyat öncesinde, esnasında ve sonrasında kapsamlı kontrol mekanizmaları ile başarı oranı hayli yüksek hale gelmiştir.

Yine geçmiş dönemle yapılacak bir kıyaslamada; kalp ameliyatı esnasında kullanılan cerrahi tekniklerin mikro düzeye doğru yol alarak önemli bir değişim gösterdiği ve estetik yönden de küçük kesiklerin ameliyat için yeterli alanı yarattığını ifade etmek gerekir.

 Kalp ameliyatı risklerinden bahsetmeden önce, operasyonun öncesinde hastanın dikkatle yerine getirmesi gereken faaliyetlerden bahsetmek gerekir. 

Bu kapsamda, operasyon öncesinde hastanın üzerinde durması gereken faaliyetler;

  • Psikolojik olarak kendini ameliyata hazırlaması.
  • Beslenme tarzını değiştirerek, kalp ve damar sağlığı üzerinde zararlı etkiye sahip olan doymuş yağ ağırlıklı besinlerin tüketiminden vazgeçerek, taze sebze ve meyve tüketimine yönelmesi.
  • Hekim tavsiyelerine deyim yerindeyse harfi harfine uyması ve ameliyat öncesinde uzmanlar tarafından öğretilen prosedürü uygulaması.

Ameliyat öncesinde hastaya düşen görevlerin kapsamının her ne kadar dar gibi görünse de, başarılı bir kalp ameliyatı için kritik nitelikte faaliyet olduğunun altını çizmek gerekir. Elbette, hekim tavsiyeleri ile hastanın davranışlarının paralellik göstermesi de, başarı oranı üzerinde etki sahibi bir faktördür.

Kalp ameliyatı ile tedavi edilen hastalara bakıldığında, operasyon süresinin üç ile dört saat arasında değişkenlik gösterdiği ve operasyon esnasında meydana gelebilecek komplikasyonlara bağlı olarak bu sürenin uzama ihtimalinin olduğu görülür.

 Kalp Ameliyatı Riskleri

Öncelikli olarak, kalp ameliyatında risk faktörü olarak karşımıza çıkacak etkenlerin detaylı bir şekilde incelenmesinin ameliyat öncesi faaliyetleri içerisinde yer aldığını ve her bir etkenin ağırlık derecesinin, hastanın fizyolojik özelliklerine bağlı olarak değişkenlik arz ettiğini belirtmek gerekir.

 Operasyon esnasında oluşabilecek komplikasyonların sebebi olma ihtimali olan risk faktörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Diyabet.
  • Hiper ya da hipotansiyon
  • Soluk alışverişde var olan problemler ve akciğerlerin solunum kapasitesi.
  • Damarların yapısal deformasyona uğramış olması ve damar sertleşmesi olarak da ifade edilebilen tıkanma hali.
  • Vücudun herhangi bir bölgesindeki enfeksiyon.

Burada, vücutta bulunan enfeksiyon durumuna ayrı bir parantez açarak değinmek gerekir.

Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan cerrahi müdahelelerde olduğu gibi kalp ameliyatında da, özellikle operasyon esnasında enfeksiyonların varlığı hasta için büyük tehlikeler yaratabilir. Hastalar üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde ortaya çıkan sonuç; genellikle diş yapısını saran enfeksiyonların operasyonları olumsuz etkilediği yönündedir.

Ameliyat riskleri noktasında altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken bir kısım da; operasyonların standart bir risk profiline uymadığı yani, hastaların kiminde risk düzeyi hayli düşük iken, kiminde de % 50 hatta % 60′ lara kadar çıkabildiğidir. Elbette, teknolojinin getirdiği imkanlar risklerin minimize edilmesi üzerinde büyük etki sahibi olmuş ve yaş faktörünün olumsuz etkilerinin, kısmen de olsa ortadan kaldırılmasını sağlamıştır.

Operasyona girecek hastanın yaşı ile risk faktörlerinin doğru orantılı olduğu göz önünde bulundurulursa, özellikle 35 yaş ve üzeri hastaların kalp ameliyatı öncesi ve sonrasında gerekli prosedürü ne denli önemsemesi gerektiği daha açık bir şekilde görülür.

 Kalp Ameliyatı Sonrası

Hastalar, yalnızca kalp ameliyatı öncesinde değil, sonrasında da gerekli önlemleri almalı ve hekim tavsiyelerine uyarak topyekun bir tedavi için üzerine düşeni yerine getirmelidir. Aksi takdirde, ameliyat sonrasında gelişmesi muhtemel aksilikler, yapılan birçok doğru faaliyetinin önünde büyük bir engel olacak ve hastada, tam anlamıyla bir iyileşme süreci görülmeyecektir.

Operasyondan çıkan hastalar öncelikli olarak; yoğun bakım olarak ifade edilen sıkı kontrol altında tutulur, hastanın durumuna göre ise 4 ile 6 gün arasında taburcu edilir. Sıkı kontrol altında çıkan hastaların, kas ve iskelet sistemlerini çalıştırması adına hekimin tavsiye ettiği zaman dilimlerinde düşük tempolu yürüyüşler yapmaları oldukça önemlidir.

Son olarak; çeşitli kalp hastalıkları nedeniyle cerrahi operasyona maruz kalan bireylerin, fazla kilolarından bir an önce kurtulması için uygun beslenme ve uyku düzenine geçmesi, ameliyat sonrası risklerin minimize edilmesinde önemli rol oynayacaktır.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Kalp Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz bütün makalelerin hepsi bilgilendirme amacı ile hazırlanmaktadır. Okuduğunuz bütün tedavi metotları, ilaç isimleri doktor kontrolünde uygulanması gerektiği gibi, beslenme önerileri ise diyetisyen kontrolünde uygulanması gerekmektedir.