Aort Damar Patlaması, Yapılan Ameliyatlar ve Uygulama Aşamaları

Aort damarlarının farklı nedenlere bağlı olarak genişlemesi veya oluşan bir travma sonucu patlaması; hasta açısından sonu ölümle bitebilecek tehlikeli bir problem oluşturmaktadır.

Aort Damarı Patlaması

Kardiyolojik sisteme bağlı en büyük ve en önemli arter olan aort damarı; zaman içinde farklı nedenlere bağlı olarak genişleyebilmektedir. Vücutta yer alan bütün dokulara, organlara ve hücreleri ihtiyacı olan besinleri, vitaminleri, mineralleri ve oksijeni kan ile birlikte taşıyan bu ana damar; vücut mekanizmasının işleyişinde oldukça önemli bir göreve sahip olmaktadır.

Dünyada yaşanmakta olan ölüm olaylarında ilk sıralarda yer alan kalp ve damar hastalıkları arasında en tehlikeli ve en fazla riske sahip olan aort damar genişlemeleri konusunda zamanında teşhis ve müdahale istenmeyen tabloların oluşmasına engel olabilmektedir.

Aort anevrizması olarak da adlandırılan bu rahatsızlığın temelinde ya alkol, sigara, psikolojik baskılar, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme tarzındaki sağlıksız etkenler ya hipertansiyon, diyabet rahatsızlıklar, yüksek kolesterol gibi farklı rahatsızlıklar veya genetik nedenler, yaşlanma gibi unsurlar yer almaktadır.

Aort damarları normal bir insanda yaklaşık iki buçuk santimetre civarında çapa sahiptir. Damarların çapının beş santimetrenin üzerine çıkması ise aort genişlemesi gibi tehlikeli ve gereken müdahalenin yapılmaması halinde damarların yırtılması veya patlaması sonucu ölümle bitebilen oldukça tehlikeli bir rahatsızlığa neden olabilmektedir.

Aort damarı üç tabakadan meydana gelmektedir. Damarların patlaması genişlemeye bağlı oluşan yırtılmaların tabakaları birbirinden ayırması ve dış tabakaya ulaşması sonucu ortaya çıkabilmektedir. Aort damar patlaması yaşayan bir hastanın zaman yitirmeden ameliyata alınması gerekmektedir. Hasta bu durumda neredeyse saniyeler yarışmaktadır. Bu nedenle bu rahatsızlığın oluşması halinde tanını ve teşhisin doğru konularak hemen ameliyatla damarın değiştirilmesi gerekmektedir.

Yapılan Ameliyatlar

Aort Damar Patlaması

Aort damar patlaması rahatsızlıklarında yapılan ameliyatlar genellikle geleneksel açık cerrahi yöntemleri olmaktadır. Bu yöntemle hastanın patlayan damarı ya vücuttan alınan bir damarla ya da yapay bir damarla değiştirilmektedir.

Bu ameliyatlar sırasında zaman oldukça önem taşımaktadır. Yırtılan damarlardan sızacak olan kan, yakın olduğu organların yanı sıra bütün vücut faaliyetlerinin zarar görmesine neden olabilecek. Genel olarak aort damar patlamaları sonucu ölüm oranları oldukça yüksek sayılara ulaşmaktadır. Günümüzde gelişen tıp bilimi bu konuda da önemli başarılar kat etmesine rağmen; aort damar patlaması konusundan yapılan ameliyatlarda risk ve ameliyat sonrası komplikasyonlar hala ağırlıklı olarak kendini gösterebilmektedir.

Yapım Aşamaları

Aort damar patlamaları konusunda yapılan cerrahi müdahaleler konusunda zaman oldukça önemlidir. Bu ameliyatlar genel olarak açık cerrahi yöntemi ile yapılmaktadır. Hasta damar patlaması sorunu nedeniyle hastaneye geldiğinde sağlık ekibinin ve cerrahların bu konudaki tecrübesi de hasta açısından oldukça önemli bir etkendir. Aort damarının patlayan kısmının bir an önce zaman yitirilmeden çıkarılarak yerine yeni damarın takılması ve kan dolaşımın dışarıya sızmasının mümkün olduğu ölçüde engellenmesi gerekmektedir. Aort damar patlamaları vücudun farklı bölümlerinde rastlanabilmektedir. Genel olarak şah damarında, karın bölgesinde kol ve bacaklarda rastlanılan aort damar patlaması konusunda yapılacak olan cerrahi müdahalenin yapım aşamalarını kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hastanın patlayan arterinin üzerinde; anevrizmanın genişliğine göre üç veya beş santimetre civarında kesik açılır.
  • Kas ve dokular ayrılarak patlayan damara ulaşılır.
  • Anevrizmanın başlangıç ve bitiş kısımlarına damar üzerinde kan dolaşımın engellenmesi amacıyla klipsler takılır
  • Sorunlu olan kısım ya dikilerek onarılmaya çalışılır ya da yeni bir damarla değiştirilir.
  • Yeni damar vücuttan alınacak bir damar olabileceği gibi yapay bir damar da olabilir.
  • Klipsler çıkarılır
  • Kan dolaşımı kontrol edilir.
  • Ameliyat bölgesi kapatılır.
  • Hasta yoğun bakım odasına alınılır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık Dönemi

Genellikle aort damarı ameliyatı patlamadan yapılırsa hastanın bu operasyona hazırlanması için yeterli zamanı olabilecektir. Fakat ani oluşan patlamalarda hasta ameliyata hazırlanmak için zaman bulamayabilecek hatta acil bir şekilde direk olarak cerrahi müdahaleye alınabilecektir.

Hastanın hayati tehlike kalması nedeniyle direk olarak alınacağı ameliyata girmeden önce yeterli miktarda kan tedarik edilmesi gerekmektedir. Patlayan damarlardan sızan kanın yerine konması gerekmektedir.

İyileşme Süreci

Aort damarı yırtılan hastalan bu yırtılma sonucu damarının patlaması karşısında yapılan aort damar ameliyatının başarılı sonuçlanması ve iyileşme sürecinin kısa veya uzun sürmesi hastanın yapılan müdahale sonrası davranışıyla yakından ilgili olmaktadır.

Bu tür ameliyatlarda hastanın eski sağlığına kavuşarak günlük hayatına geri dönebilmesi normal şartlar altında anevrizmanın yaşandığı bölümle ilgili olarak bir buçuk ile iki ay arasında değişebilmektedir. Bunun yanı sıra hasta ameliyat sonrasında bir takım kurallara uyumalıdır. İyileşme sürecini kısaltan davranışlara şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Yapılan operasyon sonrasında hastanın kontrollerini aksatmaması gerekmektedir.
  • Hasta doktor izin verdiği zamanda banyo yapabilmektedir. Banyo sırasında ılık su kullanmalı yara yerine nazik davranmalıdır.
  • Hasta zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.
  • Kalp ve damarlarını güçlendirecek bir diyet listesi uygulamalıdır.
  • Alkol ve sigaranın kesinlikle bırakılması gerekmektedir.
  • Psikolojik sorunlardan stresten uzak durmalıdır.
  • Hastada eğer tansiyon şeker gibi rahatsızlıklar varsa bu konudaki tedavileri konusunda dikkatli olması gerekmektedir.


Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Kalp Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz bütün makalelerin hepsi bilgilendirme amacı ile hazırlanmaktadır. Okuduğunuz bütün tedavi metotları, ilaç isimleri doktor kontrolünde uygulanması gerektiği gibi, beslenme önerileri ise diyetisyen kontrolünde uygulanması gerekmektedir.