Kalp hastalığı Özür Oranları ve Değerlendirme Şekli

Kalp kasıyla ilgili olan rahatsızlıklarda özürlü oranlarının belirlenmesi; hastanın aldığı hasarlar ve risklerincelenerek gerek fonksiyonel gerekse anatomik açılardan değerler araştırılarak oluşur.

Kalp Hastalığı Özür Oranı

Kalp hastalıkları konusunda belirlenen özür oranları; herhangi bir kalp rahatsızlığına ve çeşitlerine bağlı olarak hastanın gerek iş gücünü gerekse günlük hayatının ne kadar olumsuz etkileneceğini bağlı olarak değerlendirilerek belgelenmesi konusunda; bu konuda uzmanlık sahibi olan doktorların standartlara göre objektif görüşleri önemli olmaktadır.

Kalp rahatsızlıklarda saptanan özürlülük oranının belirlenmesinde; bu konuda muzdarip olan hastanın yasadığı rahatsızlığa bağlı olarak fiziksel gücünde oluşan fonksiyonel kayıplar ve bu kayıpların günlük yaşantısına olan olumsuz etkisi önemli bir kaynak olmaktadır.

Kalp kasıyla ilgili olan hastalıklarda özürlü oranının saptanmasında tıbbi olarak hastanın aldığı hasarlar ve riskler gerek fonksiyonel gerekse anatomik açılardan değerlendirilir. Hastanın özür durumun belirlenmesinde bir diğer etken unsurda; yapılan tıbbi tedavi dahilinde veya haricinde hastanın sağlık sorununda her hangi bir olumlu ilerlemenin oluşmayacağının artık kabul edilmiş olması gerekmektedir. Yapılacak veya yapılmakta olan tedaviye rağmen hastanın rahatsızlığında bir gerileme olmayacağının kesin olarak saptanmış olması gerekmektedir. Yani diğer bir deyişle hastanın sorunu kalıcı tedavi edilemez boyutta olmalıdır. Hastanın özür oranlarının değerlendirilmesine neden olur. Eğer bu konuda özel bir durum varsa değerlendirme tablosunda belirtilmiş olması gerekmektedir.

Hastalarda oluşan özür oranları aynı zamanda; vücut sisteminde yer alan organlara göre bölümlere ayrılmıştır. Oluşan oran tablosunda hastanın özür oranı; fiziksel faaliyetlerinin ve yerine getirileme oranı baz olarak yüzdelerle hesaplanmaktadır.

Özür tablosunda kalp rahatsızlıklarıyla ilgili olan bölüm kendi arasında hastalığın çeşidine göre oranlar belirlenirken bölümlere ayrılır. Bu bölümler;

  • Aritmi rahatsızlıkları
  • Pulmoner hipertansiyon rahatsızlıkları
  • Kalp yetmezliği rahatsızlıkları
  • Hipertansiyon rahatsızlıkları
  • Doğuştan meydana gelen kalp rahatsızlıkları
  • Perikard rahatsızlıkları
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Hipertrofik kardiyomiyopati rahatsızlıkları

Özür tablosunda kalp rahatsızlıkları değerlendirilirken kalp kasında oluşan sorunlarda oran belirlenirlenmeden kendi arasında guruplara ayrılmaktadır. Kalp kasında oluşan rahatsızlıkların oranları şu şekilde değerlendirilir:

  • Kapak hastalıklarıyla ilgili belirlenen oranlar
  • Koroner arter hastalıklarıyla ilgili olarak belirlenen oranlar

Özür Oranları

Aritmi değerlendirmeleri

  • Aritmi kökenli sorunlar yapılan test ve tahlil sonucu kesin olarak belirlenmişse % 10 kısıtlı
  • Aritmi sorununa bağlı operasyon olmuş olması durumda eğer normal hayat akışında risk taşıyan unsur yoksa % 10 kısıtlı
  • Aritminin hala sürmesi ve bunun yanında organik kalp rahatsızlığı % 20
  • ICD implande olayı gerçekleşmişse % 30 kısıtlı
  • Takılan kalp pili tedavide olumlu sonuç vermediği tahlil ve testlerle sabitlendiyse % 40 kısıtlı
  • Yapılan ablasyon, operasyon, ICD uygulaması tedavide başarılı sonuç vermediyse % 50
  • Uygulanan ilaç tedavisi, kalp pili, katater uygulaması, opersyon ve ICD implantasyona rağmen sorunun devam etmesi ve günlük hayatın kısıtlanması % 100
  • Kalp Rahatsızlıkları Özür Oranları

Pulmoner Hipertansiyon

  • Asemptomatik, EKO, muayene, pulmoner arterdeki sistolik olan basıncı 30- 44 mmHg olması, sağ katater sorunu olması durumunda % 10
  • Fiziksel aktivitelerin kısıtlanması % 20
  • Hafifi bir şekilde fiziksel aktivitelerin kısıtlanması olması ve sağ kateter basıncı 4 50 mmHg % 25
  • Ağır bir şekilde fiziksel aktivitelerin kısıtlanması, sağ kateter basıncı 50-70 mmHg % 50
  • İstirahat halinde de hastada belirtilerin olması ve PASB nin 70mmHg olması durumunda % 100

Hipertansiyon

  • Yüksek tansiyon hastalarında % 10
  • Tedavi altında olan hastalarda aynı zamanda proteinüri, Gunn, Hipertansif serebrovasküler, sol ventikül hipertofi olması durumunda % 20
  • Tedavi altında olan hastaların aynı zamanda; diyostik basınç 120 mmHg, üç veya dört evredehipertansif retinopati, sol ventikülde hipertrofisi, böbreklerdeki fonsiyonel bozukluklar ve proteinüri sorunları, kalıcı nörolojik defisit veya hipertansif senebrovasküler sorunlarından iki veya daha fazlası olması durumunda % 50

Perikard Hastalıkları

  • Tanı konulan hastalarda % 10
  • Tanı konulan iki veya üzerinde atak oluşanlar % 20
  • Tanı konulan ve hayatlarında sorunlar yaşamaya başlayanlarda % 30
  • Opere olayına rağmen sorunun devam etmesi % 80

Hipertrofik Kardiyomiyopati

  • Tanı konulması durumunda % 50
  • Tanı konulan ve tedavinin sonucu alınamayan % 100

Kalp Yetmezliği

  • Teşhis yapılan % 10
  • Teşhis konulup ejeksiyon fraksiyon oranı 50 ile 60 arasında olanlarda % 30
  • Teşhis konulup ejeksiyon fraksiyon oranı 30-50 olan ve tedaviye rağmen NYHA da III sınıf olanlar % 50
  • Teşhis konulup ejeksiyon fraksiyon oranı 30 altına inen ve tedaviye rağmen NYHA da III-IV sınıf olanlar % 100

Doğuştan Kalp Rahatsızlığı Olanlar

  • Tanısı konulan % 10
  • Sorun gidermek amacıyla ameliyat olanlar % 25
  • Belirtiler yapılan müdahalelere rağmen devam eden ve ve bunun yanında diyet düzenlemesi ve ilaç tedavisine devam etmesine rağmen, kapak sorunları, emboli, kalp kasındaki boşluklarda dilatasyon, orta sevıyede oluşan sağ ve sol şantları, sistemik rezistansların yarıdan küçük olmasıgibi sorunların oluşması veya devam etmesi % 30
  • Ameliyata rağmen ciddi derecede sorunları devam eden kapak yetersizliği, darlığı gibi sorunları olan ve pulmoner vasküler rezidansları yükselenler % 80


Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Kalp Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz bütün makalelerin hepsi bilgilendirme amacı ile hazırlanmaktadır. Okuduğunuz bütün tedavi metotları, ilaç isimleri doktor kontrolünde uygulanması gerektiği gibi, beslenme önerileri ise diyetisyen kontrolünde uygulanması gerekmektedir.