Ritim Bozukluğu Tehlikeli Midir ve Nelere Yol Açar?

Vücut doku ve organlarına olağandan fazla ya da az kan ulaşmasına sebebiyet veren ritim bozukluğu, fiziksel eylem gerektiren aktiviteler esnasında ortaya çıktığı takdirde hasta için oldukça tehlikelidir.

Ritim Bozukluğu Tehlikeleri

Elektrik sinyaller aracılığıyla uyumlu bir biçimde çalışan kalp kaslarının olağan dışı yavaş ya da hızlı çalışması ritim bozukluğu olarak ifade edilir. Tıbbi ismi aritmi olan bu hastalıkta, kalp kasları olağandan hızlı atıyor ise taşikardi, yavaş atıyor ise bradikardi olarak isimlendirilir.

Ritim bozukluğunun vücutta meydana getireceği tehlikelere kalbin görevleri açısından bakmak gerekir. Vücuttaki organ ve dokulara kan pompalayarak oksijen başta olmak üzere birçok molekülün ulaşımından sorumlu olan kalpte meydana gelebilecek aksamalar, vücudun oksijen bakımından yetersiz kalmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla, ritim bozukluğunun süresine bağlı olarak vücutta meydana gelen tahribatın artacağını söylemek yanlış olmaz.

 Ritim bozukluğunun hangi faaliyet esnasında meydana geldiği vücut için tehlikeli olup olmayacağının belirlenmesi noktasında kritik öneme sahiptir. Burada faaliyetleri temel olarak;

  • Fiziksel tempo gerektiren faaliyetler.
  • Fiziksel tempo gerektirmeyen faaliyetler.

olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Fiziksel olarak yoğun enerji gerektirmeyen faaliyetler esnasında meydana gelen ritim bozukluğu çoğunlukla tehlikeli özellik taşımaz. Buna karşın; egzersiz gibi hareket gerektiren faaliyetlerde görülen ritim bozuklukları ölümcül düzeylere ulaşabilir ve bu nedenle dikkatle takip edilmesi gerekir.

 Dolayısıyla “Ritim bozukluğu ne zaman tehlikelidir?” sorusunun yanıtı; yüksek düzeyde oksijen dolayısıyla enerji tüketimi gerektiren fiziksel aktiviteler sırasında meydana gelen ritim bozukluğu tehlikelidir olacaktır.

 Ritim Bozukluğu Nelere Yol Açar?

Ritim bozukluğuyla ilgili değinilmesi gereken noktaların başında; az da olsa herhangi bir faktörün etkisiyle ortaya çıkmadığı gelir. Diğer bir ifadeyle; ritim bozukluğu yaşayan bireylerde hastalık kimi zaman sebepsiz şekilde ortaya çıkar. Bu tip durumlara örnek teşkil eden hastalarda yapılan incelemeler; hastalığın herhangi bir tehlikeye yol açmadığını ispatlar niteliktedir. Dolayısıyla uzman hekimlerin bu yöndeki tavsiyesi; hastaların bir süre sabretmeleri ve ritim bozukluğunun devamlılığının gözlenmesi yönünde birleşmiştir.

Ritim bozukluğu nelere yol açar?” sorusunun cevabı hiç şüphesiz hastalığın semptomlarını işaret edecektir.

 

Erken tanı ve başarılı tedavi yüzdesi arasındaki olumlu korelasyon ilişkisi göz önünde bulundurulursa, semptomların doğru okunması ve erken dönemde tespiti, hastanın yaşantısının devamını belirleyecek etkenlerin başında gelir. 

Bu bağlamda sorunun yanıtı olarak;

  • Hastanın kalp ve çevresinde yani göğüs kafesi bölgesinde daralma/sıkılma hissine kapılması.
  • Kalp atışlarının hissedilir şekilde düzensizleşmesine bağlı olarak boyun ve sırt bölgesinde halk arasında soğuk terleme olarak tabir edilen durumun gerçekleşmesi.
  • Eğer kalp atışları olağan dışında yavaşladıysa hastanın gözlerinin kararması ve başının dönmesi sebebiyle vücut dengesini sağlayamaması.

ifadelerine yer verilebilir.

 Burada unutulmaması gereken noktalarında biri; belirtilen durumların günlük hayat içerisinde her bireyin başına gelebileceğidir. Bu kapsamda yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlar; insanların % 30 gibi önemli bir kısmının, saatlik periyotlarda en az bir kez ritim bozukluğu yaşadığını ifade eder.

Fakat, hastalığın teşhisindeki en önemli etkenin; tedbirli olmak olduğu dikkate alınarak, belirtilen semptomlar ile karşılaşan bireylerin zaman kaybetmeksizin hekim kontrolüne başvurması gerektiği de unutulmaması gereken bir durumdur.

 Ritim Bozukluğunun Ölümcül Etkileri

Yapılan istatistiksel çalışmalar neticesinde; kalp ve damar problemleri neticesinde ortaya çıkan hastalıkların en yüksek ölüm oranına sahip olduğu açık şekilde ortadadır. Dolayısıyla, kalbin çalışma yapısını etkileyen ritim bozukluğu da, gerekli önlemler alınmadığı takdirde hastanın yaşantısını sonlandıracak etkilere sahip bir hastalıktır.

 Bu durumu temel bir örnekle açıklamak mümkündür. Örneğin; aşırı enerji tüketimi ve beraberinde oksijen gerektiren bir fiziksel aktivitede yer alan bireyin, doku ve organlarına yeterli düzeyde kan akışı sağlanamadığı takdirde ortaya çıkacak problemler, ritim bozukluğunun etkilerinin başında gelir. 

Elbette ritim bozukluğu yalnızca kalp kaslarının az çalışmasından ibaret değildir. Birçok hastada kalp kasları, normal nabız düzeyinin üzerine çıkarak ölümcül etkiler yaratabilir. 

 

Kalbin hissedilir düzeyde sert bir şekilde çarpması yani taşikardi, adrenalin hormonunun verdiği etkiye benzer bir his verebilir. Bu durum, hastalığın semptomlarının karıştırılmasına yol açması nedeniyle tedavi önünde engel teşkil edici faktörlerden biridir. 

Son olarak hastalığın ölümcül etkilerinden kurtulma noktasında bireyin uygulayabileceklerine değinmek gerekir. Hasta beslenme tarzını ve yaşam tarzını radikal kararlar ile düzenlemelidir. Buna ek olarak; gerek tedavi esnasında gerekse de sonrasında uzman hekimin tavsiyelerine bağlı kalmalı, kontrollerini asla aksatmamalıdır.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Kalp Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz bütün makalelerin hepsi bilgilendirme amacı ile hazırlanmaktadır. Okuduğunuz bütün tedavi metotları, ilaç isimleri doktor kontrolünde uygulanması gerektiği gibi, beslenme önerileri ise diyetisyen kontrolünde uygulanması gerekmektedir.